Deliktaş'ta Bayram ve Bayramlaşma

Çoğumuzun çocukluğunu geçirdiği köyümüzde bayramlar bir başka olurdu.Gözlerimizi kapattığımızda o günlere gideriz ve şimdi bunu yapıp gözlerimizi kapatıp o günlere küçük bi yolculuk yapalım nasıldı o zamanki bayramlar?

Henüz ya ilkokula yeni başlamış yada, okul arefesi bayramların güzelliğini yeni tatmaya başlamış yaşlarımızdır.
Şimdiki gibi bayram eşittir Akdeniz de tatil demek değildi birlik beraberlik dostluk kardeşlik günü idi bayramlar.

Sabah erkenden kalkılır,ya yeni alınmış yada gurbetten amca dayı abi kim varsa onun malum yerden getirdiği kıyafetler büyük bir heyecanla giyilir,hele ki o soğukguyu kara lastikler sanki Kemal tanca dan alınmış edası taşırdı bide içi astarlıysa ooooo değme keyfime denirdi.Yeni elbiseler ayakkabılar giyilmeden önce annelerimiz bayram sabahı bizleri ya suluhda yada teneke teştin içinde yıkar yıkarken de oğlum bu su zemzemsuyu bugün akan tüm sular zemzem suyu gibidir diye bize nasihatlar ederdi.Yıkanma faslı bitip o cicili elbiseler giyilince dersin Çırağan sarayında baloya katılacakmış edası oluşur insanda ki öledir de Çırağan sarayına giden odenli heyecan yaşamaz sanırım.Büyüklerle beraber o tozlu yollardan camiye ulaşılır bayram namazı eda edilir Tayyar hocanın bağırmaktan kıpkırmızı olmuş yüz ifadesi ile anlattıkları dinlenirdi.
Namazı eda edip çıkıldığında istisnasız herkesin ilk uğradığı yer mezarlık olur geçmişlerinin ölmüşlerinin bayramı kutlanır mezarları temizlenirdi.Ölüsü yeni ilk bayram olanların hüznü çoook daha ağır olur mezar başında sessiz ağlamalar yaşanırdı.

Mezar ziyareti sonrası eve dönülür benim bir türlü sevemediğim şireli çorbanın eksik edilmediği bayram yemeği yenir ve bayramlaşma başlardı.Anne babaların elleri öpülür verilirse ki azda olsa verilirdi harçlıklar alınır ve elbise giyilirken yaşanan heyecanı aratmayan o harçlıkla alınacak olan kolanın hayali yolda sarıverirdi insanı Apti abi,Asker abi,Mustafa dayı,Mevlüt dayı artık hangisinden olursa ki çoğunlukla kolayı apti abi satardı gider tüm para kolaya yatırılırdı.Kolanın her damlası büyükbir keyifle içilir şişesi sakız parası için geri iade edilir kapağı da saklanırdı kola ozamanlar altındı sanki çocuklara israfı olmazdı
Kola içilip para suyunu çekince ele alınan bi poşet ve yakın arkadaşlarla tüm köyle bayramlaşılıp şeker toplamaya başlanırdı.Uyanık olanlar çeşitli sözlerle fazla şeker alırdı “Nişanlımın Gözü Kara”bana 2 şeker ver falan gibi sözlerle dikkat çekilir şeker sayısı fazlalaşırdı şeker toplayan guruplar karşılaşınca hemen şeker sayımı yapılır ben daha çok topladım yok şunlarda çikolata var oraya koşun gibi bilgi paylaşımları olurdu.Bayram günü yenilen şekerler komalık ederdi ama bünye dayanırdı şimdi 2 şeker yiyen 3.de ambulansı arıyor.şimdi o günleri böyle gözlerimizi kapatarak yaşayabiliyoruz ancak.Günümüzde Bayramlar tatil maksatlı görüldüğünden bi anlam ifade etmemeye yüz tuttu malesef.Şükürler olsunki Köylüler olarak herşeye rağmen bizler bu kültürü yaşamaya yaşatmaya çaba sarfediyoruz.Bu bağlamda dernek başkanımız sayın Semih Karakoç beye ve bu geleneğin startını veren onursal Başkanımız Sayın Fevzi Altuntaş Beye teşekkürlerimizi sunuyor sonraki dernek yönetimlerininde bu geleneği sürdürmesini diliyoruz.

İşte Deliktaş’ta bir bayram böyle geçerdi bizim zamanımızda.
Şimdilik benim aklıma gelen bunlar eminim ki sizlerinde anlatmak istedikleri olacaktır.Anlatmak istediklerinizi yorum olarak yazıp bizlerle paylaşınız lütfen

 

Kasım Gündoğdu