Deliktaşta Oynanan Çocuk Oyunları

TÜRKİYE CANIM FEDA

SİMA CEPHE

Deliktaş Köyü Sosyal Medyada Adres -http://www.facebook.com/deliktasdernegi

Deliktaşta Oynanan Çocuk Oyunları

ugurturkay kullanıcısının resmi
Gönderen ugurturkay on Per, 07/02/2008 - 03:43

Çelme Topu
Öncelikle şunu belirtelim ki bu oyun tamamen köyümüze ait ve bir an önce resmi tescili yapılması gereken bir oyundur.
İngilizlerin “kırıket” oyununa benzer ama kuralları tamamen farklıdır.İki grup arasında esnek bir top ve topu çelmek için seçilmiş özel sopalarla oynanır.Grubun biri atan diğeri karşılayan olur.Atan grup üyeleri sırasıyla top çeler.Diğer gruptan bir kişi atıcılara top çelecekleri yüksekliğe top atar.Diğer oyuncularda topun uzaklaşabileceği mesafelere belli aralıklarla dağılırlar.Atıcılardan biri topu yetişilemeyecek ya da önceden belirlenen noktaya koşup gelecek kadar uzağa attığında kendisi ve diğer oyuncular o noktaya kadar koşarlar ve geri dönmeye çalışırlar.Gidip geri gelmek oyuncuya 3 can yani atış hakkı kazandırır.Giden oyuncular geri gelemezse diğer takımdan bir üye koşu alanını ortalayan ama biraz uzak mesafeden “baba boyu” yani topu biraz yükseğe atarak;can almak için koşacak oyuncunun koşmasını bekler.Hareket ettiği anda topu o oyuncuyu vurmak için fırlatır.Topun değmesi halinde oyun diğer takıma geçer.
Çok zevkli bir oyundur

Mil

Daha çok erkek çocuklarca oynanan bir oyun türüdür. Mile "misket ya da bilye" de denilip bu genel bir isimdir. Pek çok versiyonu vardır. En çok oynananları “daire” ve “baş” tır.

Daire
:Daire içerisine miller dizilir.Sabit bir uzaklıktan herkes sırasıyla atış yapar.İlk atışta daireden çıkmaz ama miller oynatılırsa sıra diğer kişiye geçer ve dairenin yanından atış yapar.Atıp daire dışına çıkaramayan sırasını kaybeder ve miller bitinceye kadar böyle sürer.

Baş
:Çizgi halinde miller dizilir.Herkes sırasıyla atma yeri belirlemek için atışırlar.En uzağa giden ilk atar.En yakın olan baş gösterir.Gösterilen yöne en yakın olanı vuran sonra gelen millerin hepsini alır.Kimse vuramazsa baş gösteren hepsini alır.Bu oyun köyümüzde daha çok ceviz,fındık, vegazoz kapağı ile oynanırdı.

Godalah

İki kişi arasında oynanır.Oval taşlardan tillik belirlenir.Oyuncular taşlarını sırasıyla uzak bir yere koyup atış yaparlar.Atış yapıp diğer kişinin tilini uzaklaştıran adım sayar.Adımlar bir tekerlemeyle sayılır.”Naldır naç,kıldırgıç,kırküç,kırkdört……….elli.Ebelik bundan belli.Olur en önce ben çıktım”Tekerlemeyi tamamlayacak şekilde tilliği uzaklaştıran diğerinin sırtına uzaklaştırdığı mesafe kadar biner.


Hacelloo

İki grup arasında akşamları oynanır.Grubun biri diğer grubu görmeyeceği bir açıda koşma pozisyonunda bekler.Diğer gruptan hızlı koşan bir temsilci kalır.Grup üyeleri ise saklanmaya giderler.Köşe başında bekleyen oyuncu “haydi” diye koşmaya başlayınca bekleyen grupda koşmaya başlar.Genelde koşa oyuncu saklanıp arkadaşları ile sözleştiği yere ulaşır.O andan itibaren uzun bir arama başlar.Saklanan grup arada bir hacello çekmelidir.”Hacello yalıca,yılan atmış galıcaaa” diye.Saklanan grup bulununca sıra diğer oyunculara geçer.

Uzun eşek

Kaç kişiyle oynanır: Bir yastık ve en az 4 oyuncu

Malzemeler: Bulunabilirse “yastık”ın karnına koyulabilecek yastık

Nasıl oynanır: Biraz tehlikeli olmasına karşın ülkemizde nesillerdir en popüler oyunlardan biridir. Erkek çocukların rağbet ettiği bir oyundur ve açık havada grup şeklinde oynanır.

Oyuncular iki gruba ayrıldıktan sonra hangi grubun yatacağına, hangi grubun atlayacağına karar verilir. Yatacak takım yastığın önüne dizilir. İlk baştaki oyuncu eğilerek kafasını yastığa dayar ve arkasındakiler de bir öncekinin bacaklarından tutarak eğilir. Atlayanlar atlarken “uzun eşşek gaba gaba döşşek” diye bağırırlar ve eşeğin üzerine bindikten sonra sürtünemez, ayaklarını dolayamazlar. Eşek çökerse atlayan grup tekrar atlar, atlayanlardan biri yere değerse yatan grup atlama hakkı kazanır. Eğer tüm grup elemanları başarılı bir şekilde eşeğe binerse, atlayanların en önündeki kişi “tek mi çift mi” deyip parmaklarıyla 1 veya 2 gösterir ve eşeğin en arkadaki oyuncusu tahmin eder. Bilirse atlama hakkı el değiştirir.

Birdir bir

Birdirbir sevilerek oynanan bir oyundur. Oyunun başında bir ebe seçilir. Ebe öne eğilerek ellerini dizlerine dayar. Diğerleri bir kaç metre arayla sıra oluştururlar. Oyuncular sırayla koşarak eğilmiş duran ebenin üzerinden ellerini sırtına bastırıp bacaklarını açarak atlarlar. Atlarken de sırayla tekerlemenin dizelerini söylerler.

“Birdirbir,

İkidir iki, olur tilki,

Üçtür üç, yapması güç,

Dörttür dört, kuş gibi öt,

Beştir beş, aldım bir eş,

Altıdır altı, yaptım kahvaltı,

Yedim yedi, elim sırtına değdi, sekizim seksek,

Dokuzum durak”

Dengesini kaybeden ya da düşen oyuncu “yanmış” sayılır ve yeni ebe olur.


Çelik

10-15 yaş grupları arasında oynanan bir oyun türüdür. İki ya da daha fazla oyuncu eşleşerek oynar. Oyun için iki değnek hazırlanır. Biri 15-20 cm.(çelik), diğeri de 60-70 Cm. (çomak) ' dir. Çomak çeliğe vurmak içindir.
Oyun için, önce düz bir arazi de bir çubuk dikilir ve o çubuk merkez tayin edilir. Sonra oyuna ilk başlayan oyuncu çomakla çeliğe sertçe vurur. Karşı rakip ya da grup oyuncusu, havalanan çeliği eğer yere düşmeden tutarsa karşı taraf oyuncusu ile yer değiştirir. Eğer tutamadı ise çeliği düştüğü yerden alıp, merkezdeki dikili çubuğa atarak onu vurmaya çalışır. Eğer vurursa yine karşı taraf oyuncusu ile yer değiştirir. Çubuğu attığı çelikle vuramadığı takdirde, çubukla yakınına düşen çelik arası ayak adımları ile sayılır ve her adım, oyunu açan için sayı olur. Oyun böylece sürüp gider.
Ayrıca çelik oyunu, çeliğin uçlarının yontularak çomakla ucuna vurulup yükseldikten sonra vurma şeklinde de oynanır.

Beştaş

İki kişi ile ya da dört kişi ile eşli oynanır. Oyuncular bilye büyüklüğünde beş tane (yuvarlak) taş bulurlar. Sonra, oyuna kimin başlayacağını tesbit ederler. Oyuna ilk önce başlama hakkını kazanan oyuncu, taşları eline alır ve yavaşça havaya atar. Yere düşen taşlardan birisini alır. Havaya atar, yerdeki taşlardan birini alarak havaya attığı taş yere düşmeden tutar. Aynı şekilde birer birer diğer taşları da alır. İkinci kez taşları toplu olarak alır ve tekrar havaya atar. Bu kez de taşları yerden aynı şekilde ikişer ikişer toplar. Üçüncü seferde üç, dördüncü seferde 4 taşı birden alır. Beşinci seferde taşlardan biri işaret parmağı ile baş parmağının arasına, diğer taşlar avuç içine alınır. Baş parmakla işaret parmağı arasına alınan taş havaya atılır; işaret parmağı yere dokundurulup "pisik" deyip havadaki taş tutulur. Taş tekrar atılır ve yere yumruk vurulup "tokmak" denilir, havadaki taş düşmeden tutulur.Taş tekrar havaya atılır "yere koyup" deyip avuç içindeki dönt taş yere konur, havadaki taş düşmeden tutulur. Tekrar havaya atılıp "yerden almak" deyip taşların dördü de yerden alınır ve havadaki taş tulur. Beş taş havaya atılıp elin üstü ile tutulur. Buna "yalancı el üstü" denilir. Sol elin işaret parmağı orta parmağın üstüne getirilir, baş parmakla açılıp yere köprü kurulur. Taşlar yine hafifçe havaya fırlatılır, içlerinden biri seçilir. Diğer oyuncu (taşların köprünün altından kolayca geçmemesi için ) bir ebe seçer oyuncu, eline aldığı taşı havaya atar yerdeki taşları birer birer ebeye dokundurmadan köprünün altından geçirir (oyunun bu kısmına köprüler denir). En son ebe geçirilir, her defasında havadaki taş yere düşmeden yakalanır. Bütün taşlar geçirilince köprü yapılan el yere yatırılır ve yine taşlar aynı şekilde avuç içine yığılır. En sonunda beş taş birden havaya atılarak elin üstü ile tutulur, tekrar havaya atılır ve avuç içine alınır. .
Bu oyunda yerdeki taşlar alınırken diğer taşlara dokunulmamalıdır. Taşa dokunulur veya havaya atılan taş tutulamazsa oyuncu yanar. Bu kez oyuna diğer oyuncu başlar. Oyunun neresinde kalınırsa, oynama hakkını kazanınca oradan başlar.

Dokuztaş

Grup oyunlarındandır. Oyun için dokuz küçük taş bulunur. Bu taşların azami derecede düz olmasına özen gösterilir. Bir de bu taşları düşürmeye yarayacak küçük lastik top gerekir.
Oyuna başlamadan önce grup ikiye ayrılır. Sonra da hangi grubun daha önce başlayacağına dair bir yassı taşın bir yüzüne tükürülür ve "yaş-kuru" (yazı-tura) atılır. Yaş kuruyu kazanan grup taşların bulunduğu noktadan 15-20 m. uzağında çizilen bir çizginin dışına geçerler. Taşları koruyacak olan grup dokuz taşı düz bir taşın üzerinde üst üste dizerler. Yaş kuruyu kazanan grup, sırasıyla topu dizili taşlara atarak, onları yıkmaya çalışır.Atışlarda taşlar yıkıldığında ebe grup uzaklaşan topu almaya gittiğinde, topu atan grup taşları tekrar üst üste dizmeye çalışır. Bu arada ebe grup topu yakalayıpta rakip oyuncuları oyun sathı içinde vurmayı başarırsa vurulan oyncu oyun dışında kalır. Top diğer oyuncular tarafından atılıp taşlar yıkılmaya ve akabinde, vurulmadan yine dizilmeye çalışılır. Eğer bunu başarırsa, vurulup oyun dışı kalan bütün oyuncularını kurtarmış ve oyuna tekrar katmış olur. Bu işi hiçbir oyuncu başaramadığı taktirde oyunu kaybederler ve ebe olan grup onların yerini alarak oyuna başlarlar.

Körebe

Grup oyunlarındandır. Oyuna başlamadan önce tekerleme ya da sayı ile “ebe” belirlenir. Ebenin gözü eşarpla bağlanır. Sonra bir meydanda ebe etrafında serbestçe dolaşılır. Ebenin görevi arkadaşlarından birini eli ile yakalayıp ebelikten kurtulmaktır. Oyuncular, oyun esnasında " körebe sesime gel" diye seslenip elleri ile ebeye dokunarak eğlenirler. Ebe bu seslenmelerden ve oyuncuların kendisine dokunmlarından yararlanarak oyunculardan birini yakalamaya çalışır.
Menekşe Mendilin Düşe
Kalabalık oyuncu kadrosu ile oynanır. İki grup oyuncu, karşılıklı (20 m. kadar) birbirlerinin ellerinden tutarak dizilirler. Oyuna ilk başlayan grup karşı gruba:"Menekşe mendilin düşe" diye bağırır. Karşı grup da:" Bizden size kim düşe ?" diye cevap verir. Bu kez oyuna başlayan grup karşı grupdan bir isim söyler, ismi söylenen oyuncu, hızla koşarak karşı grubun elleriyle ördükleri barikata vurup onu aşmaya çalışır. Eğer barikatı geçerse, gruptan bir oyuncuyu alıp kendi grubuna katar, eğer başaramazsa mağlup olduğu grupta kalır. Amaç, karşı grubun bütün oyuncularını kendi grubunda toplayabilmektir. Bunu başaran grup oyunu da kazanmış olur.)

El El Üstünde

4-5 kişi ya da daha fazla oyuncu grubu tarafından oynanır. Ev içi oyunlarındandır. Tekerleme ya da saymayla "ebe "olan, yere kapanır. Diğerleri “ebe”ye göstermeden ellerini “ebe”nin sırtına üst üste kor. Sonra “ebe”ye "En üstünde kimin eli var ?" diye sorarlar." Ebe " tahmini bir isim söyler. Bilirse ebelikten kurtulur ve bilinen isim "ebe" olur.Eğer bilinemezse oyuncular tarafından “ebe”, gıdıklanmaya veya yumruklanmaya maruz kalır.

Köşe Kapmaca

5 kişi tarafından oynanır. Önce dikdörtgen şeklinde dört nokta belirlenir. Oyuncular, köşelerini alırlar ve ortada bir “ebe” olur. Köşedeki oyuncular, “ebe”ye köşelerini kaptırmadan karşılıklı yerlerini değiştirmeye çalışırlar. Eğer “ebe”, arkadaşlarının boşluğunu yakalayıp hızlanabilirse, ayağını oyuncudan önce boşalan köşeye kor ve ebelikten kurtulur. Bundan sonra da ortadaki “ebe” ebelikten kurtulmaya çalışır

Elim Sende Oyunu

3 ya da daha fazla oyuncu kitlesince oynanır. Şansla belirlenen oyuncu “ebe” olur. “Ebe”nin görevi; kendisinden kaçan oyunculardan herhangi birinin bir yerine elini dokundurabilmektir. Elini değdirdiği oyuncu “ebe” olur ve ebelikten aynı şekilde kaçışan oyuncuları kovalayarak kurtulmaya çalışır.

Sek Sek

Grup oyunlarındandır.Oyun için önce bir “ebe” belirlenir. “Ebe”nin görevi; tek ayak üstünde sekerek diğer oyunculardan birini yakalayıp ebelikten kurtulmaktır. Diğer oyuncular iki ayak üzerinde olup serbest hareket ederler. “Ebe”, arkadaşlarını yakalama esnasında diğer ayağını yere değdirince, arkadaşları tarafından tekmelenmeye maruz kalır

Don

Kalabalık bir kadro ile oynanır. Sayışma sonucunda bir “ebe” belirlenir. “Ebe”nin görevi; oyunculardan birini ebeleyip ebelikten kurtulmaktır. Oyuncular ise ebelenmemek için "don" diyerek, hareketsiz durup kurtulmaya çalışırlar. “Ebe” onları kovalayıp, "don" demelerine fırsat vermeden elle dokunup ebelemeye çalışır, oyuncu da dara kaldığında ebelenmeden önce don deyip sabit kalmaya çalışır

Gece- Gündüz

Daha çok sınıf ortamında oynanan bir oyun türüdür. Çocuklar sıralarda hazır bulunur. Oyuncunun biri, önlerinde "gece" dediğinde oyuncular kafalarını önlerine; "gündüz " dediğinde de kafalarını yukarıya kaldırırlar. Amaç; gece ya da gündüz kelimesini peş peşe söyleyip oyuncuları yanıltarak, onların yenilmelerini sağlamaktır. Oyun boyunca şaşırmayıp sona kalan, oyunun birincisi olmuş olur.

Deve-Cüce

Gece-gündüz oyununun hemen hemen aynısıdır. Bu sefer oyuncular dikelik vaziyette dururlar. Cüce denildiğinde çömelirler; deve denildiğinde de kalkarlar. Yine yanılmadan son kişi olmayı başaran, oyunun birincisi galip ilan edilir.(23-24-44)

Kutu Kutu Pense

Kalabalık bir oyun gurubu tarafından oynanır. Oyuncular el ele tutuşup daire şeklini alırlar. Sonra hep beraber "kutu kutu pense, elmamı yese, arkadaşım x arkasını dönse" derler ve ismi söylenen oyuncu yüzünü dairenin dışına döner. Bütün oyuncular bu şekilde yüzünü daire dışına çevirdikten sonra tekrar "kutu kutu pense, elmamı yese, arkadaşım x önünü dönse" denerek bütün oyuncuların yüzünü tek tek, tekrar daire içine çevirmesi şeklinde oyun devam eder.


Tiyatro Oyunu

3 ya da daha fazla oyuncu ile oynanır. Oyunculardan biri diğer oyuncuların karşısında hiç konuşmadan öyküleme (uzuvların hareketi) yoluyla tanınmış bir kimsenin (aktör ya da herhangi bir öğretmenin) taklidini yapar. Diğer oyuncular da arkadaşının yaptığı hareketlerden canlandırmaya çalıştığı kimseyi bulmaya çalışır.

Evcilik Oyunu

3-5 oyuncuyla oynanır. Oyuncu grubu, aralarında anne, baba, erkek çocuk ya da kız çocuk paylaşımını yapıp aile ortamını canlandırmaya çalışırlar.
Öğretmencilik Oyunu
Bir grup oyuncunun, sınıf havası oluşturup öğretmen-öğrenci rollerine girerek oynadıkları oyun türüdür.

İp Atlama

Daha çok kız çocukları arasında oynanan bu oyun, çeşitli şekillerde oynanmaktadır.
a) Bir kişinin kendi kendine ip atlaması: Oyuncu, ipin iki ucundan tutarak atlar. İki oyuncu arasında en çok atlayabilme yarışı şeklinde oynanır. Atlarken, ipi ters çevirmek ve tek tek atlamak gibi oyunlar vardır.
b) Bir oyuncunun salladığı ipten iki oyuncunun karşılıklı atlaması: Bir oyuncu ipin iki ucundan tutar, diğer oyuncuyla birbirine çok yakın olarak karşılıklı dururlar. Elinde ip olan, oyuncunun işareti ile ikisi birden atlamaya başlar. Bu oyun, birincide olduğu gibi eşleşen gruplar arasında yarış şeklinde oynanabilir. Hangi grup iyi atlayarak çok sayı yaparsa oyunu onlar kazanmış olur.
c) İki oyuncunun çevirdiği iple bir oyuncunun ip atlaması: 4-5 m. uzunluğunda bir ip, uçlarında iki oyuncu tarafından tutularak sallanır. Atlamaya başlamadan önce oyuncuların sıraları ve ipi tutacak kişiler belirlenir. Bunun için de, oyuncuların üçü de ellerini sallayarak “ben çıksam” diye birkaç defa tekrarlayarak, ellerinin değerlerinin ellerinden ters yönde kalmasına çalışırlar. Yani; üç kişiden ikisinin elinin içi yere diğerinin eli yukarıya bakıyorsa, o kişi birinci olur. Bunun tam tersi de olabilir. Elinin duruşu diğerlerinden farklı olan ve oyunda öncelik kazanan oyuncunun yerine, diğer oyunculardan biri elini sallamak için diğer iki kişinin yanına gelir ve tüm oyuncuların sırası belli olana kadar devam eder. En sona kalan iki kişi de ipi kimin teslim alacağını belirlemek için, oyunun baş oyuncusu ve ipi sallayacaklar arasından yine bir el oyunu yapılır. Yine oyuncular ellerini ortaya doğru uzatıp "cu cuu cu; cu cuu cu" diyerek, yine ellerinin duruşunu diğerlerinden farklı olmasına çalışır her oyuncu. Bu da bitince ip atlama oyununa başlanır.İp atlanırken; baştaki oyuncu ipin içinde hangi hareketleri yapıyorsa diğerleri de aynısını yapmak zorundadır.

Araştıran :UĞUR TÜRKAY

Burda bir çok güzel oyun

Burda bir çok güzel oyun var. Ama bir tanesi benim işime yarıyor oda; ÇELME TOPU

Posted by Misafir on Per, 01/01/2009 - 11:53
elinize saglık uşahlar güzel olmuş

birçok çocuk oyunlarımız mevcut bir o kadarda eksik unutmuşsunuz
mesela çatal kavak dignek kaydırmaç cızılı tura dügme oynu salanguç
direk kapmaca kül katmaç kışın sayı dolanmayıda ilave ede bilirsiniz
ell bende birçok oyunlarımız var elinize saglık sag olun unutulan ne varsa sorun
ilave edin teşekürler

ibrahim çankaya kullanıcısının resmi
Posted by ibrahim çankaya on Pzt, 05/01/2009 - 13:31
Köyden Manzaralar

BannerFans.com